Çocuk Psikolojisi

Çocuğum Sürekli Sözümü Kesiyor: Sıra Beklemeyi Nasıl Öğrenir?

“Anne, anne!” Çocuğunuz konuşurken sürekli araya mı giriyor? Söz kesmeden sıra beklemeyi öğretmek için günlük hayatta uygulanabilecek yöntemler.

Ebeveynleri konuşurken söz almak isteyen çocuk ve onu sakin biçimde fark eden anne

Telefon çalıyor. Önemli bir görüşme yapıyorsunuz. Tam karşı taraf konuşurken: “Anne!” Bir saniye sonra: “Anneee!” “Bir dakika bekle.” “Ama anne!” Telefonu kapatıyorsunuz.

Bir arkadaşınızla konuşmaya başlıyorsunuz. Çocuk araya giriyor. Eşiniz size bir şey anlatıyor. Çocuk daha cümlenin yarısında: “Baba, baba, baba!” Akşam yemeğinde biri konuşuyor, çocuk hemen kendi hikâyesine başlıyor. Bir süre sonra ebeveyn kendini “Bir dakika kimseyi bölmeden duramaz mısın?” derken bulabiliyor.

Çocuğun sürekli söz kesmesi özellikle 3–7 yaş döneminde aile içinde yorucu hale gelebilir. Ama burada önemli bir ayrım var. Çocuk her sözünüzü kestiğinde saygısız, şımarık veya sabırsız olduğu sonucuna varmak doğru değildir.

Bazen çocuk aklına gelen şeyi unutacağını düşünüyor. Bazen çok heyecanlı. Bazen dikkatinizi hemen istiyor. Bazen beklemenin ne kadar süreceğini bilmiyor. Bazen de konuşmada sıra alma becerisini henüz öğreniyor. Bu nedenle hedef “çocuk bir daha asla sözümü kesmesin” değildir. Hedef, “söylemek istediğim şey önemli olsa bile bazen birkaç dakika bekleyebilirim” becerisini zaman içinde geliştirmektir.

Önce soruyu değiştirelim: neden sürekli araya giriyor?

Ebeveyn açısından durum basit görünür. Ben konuşuyorum. Çocuk beklemiyor. Demek ki beni dinlemiyor. Ama küçük çocuk açısından olay farklı olabilir. Aklına çok önemli bir şey geldi: “Bahçede kedi gördüm!” Bunu size şimdi söylemek istiyor. Beş dakika sonra söylemek ona anlamsız gelebilir. Hatta beş dakika sonra söyleyeceği şeyi unutabileceğini düşünebilir.

Bu nedenle ilk adım çocuğu “sürekli söz kesen çocuk” diye etiketlemek yerine hangi durumlarda söz kestiğini gözlemlemektir. Sınır dinlememek ayrı bir konudur: çocuğum beni dinlemiyor, sınır koyma.

Çocuklar neden söz keser?

Tek bir nedeni yoktur.

Heyecan

Çocuk anlatacağı şeyi bekletmekte zorlanabilir. “Anne bugün okulda ne oldu biliyor musun?” Cümleyi hemen söylemek ister.

Dikkat ihtiyacı

Ebeveyn uzun süredir telefondaysa çocuk bağlantı kurmaya çalışabilir. Bu her zaman manipülasyon değildir. Bazen gerçekten “ben de buradayım” demesinin yoludur.

Bekleme becerisinin henüz gelişmesi

Yetişkin “iki dakika bekle” dediğinde iki dakikanın ne olduğunu bilir. Küçük çocuk için “birazdan” oldukça belirsizdir.

Dürtüsellik

Bazı çocuklar akıllarına gelen şeyi söylemeden önce durmakta diğerlerinden daha fazla zorlanabilir. Ancak yalnızca çok konuşması veya söz kesmesi üzerinden çocuğa bir tanı yakıştırılmamalıdır.

Evdeki iletişim modeli

Evde yetişkinler de birbirlerinin sözünü sürekli kesiyor olabilir. Anne babanın birbirine “dur, dur, bir şey söyleyeceğim” dediği bir ortamda çocuğa “insanların sözü kesilmez” demek tek başına yeterli olmayabilir. Çocuk yalnızca söylediklerimizi değil, konuşma biçimimizi de gözlemler.

Çocuğun yetişkin konuşurken araya girmesinin olası nedenleri

Söz kesmek kaç yaşında normal?

Burada kesin bir yaş sınırı vermek doğru değildir. Konuşmada sıra beklemek dürtü kontrolü, dil becerisi, sosyal farkındalık, bekleme ve duygu düzenleme gibi birden fazla beceriyi içerir. Bu beceriler zaman içinde gelişir.

Özellikle küçük çocuklarda zaman zaman söz kesmek şaşırtıcı değildir. Ama çocuk büyüdükçe konuşma sırası konusunda daha fazla pratik yapmasını bekleyebiliriz. Amaç yaş tablosu hazırlayıp “5 yaşına geldi, artık hiç söz kesmemeli” demek değildir. Çocuğun zaman içindeki gelişimine bakmaktır.

“Sözümü kesme!” demek neden yeterli olmuyor?

Çünkü bu cümle çocuğa ne yapmaması gerektiğini söylüyor. Ama ne yapacağını öğretmiyor. Çocuğa “sözümü kesme” dediniz. Peki size söylemesi gereken önemli bir şey varsa ne yapacak? Bekleyecek. Nasıl? Kaç dakika? Size nasıl haber verecek? Acil bir durum varsa?

Bunları ayrıca öğretmek gerekir. CDC, küçük çocuklar için aile kurallarının açık, somut ve yaşa uygun olmasını önerir; “konuşma sırasını beklemek” de öğretilebilen bir kural örneğidir. Daha somut bir aile kuralı oluşturabilirsiniz: “Birisi konuşurken önce bitirmesini bekliyoruz. Söylemek istediğin bir şey varsa bana işaret verebilirsin.” Çocuk ne yapacağını bilir.

Çocuklara konuşma sırasında sıra beklemeyi öğretme

“Elimi koluna koyma” yöntemi

Özellikle küçük çocuklarda işe yarabilecek basit bir aile işareti oluşturabilirsiniz. Çocuk size bir şey söylemek istiyor. Ama siz başka biriyle konuşuyorsunuz. Çocuğa önceden öğretin: “Ben konuşurken bana bir şey söylemek istersen koluma veya elime hafifçe dokun.”

Çocuk dokunduğunda siz de elinizi onun elinin üzerine koyabilirsiniz. Bu şu mesajı verir: “Seni fark ettim.” Konuşmanızın uygun yerinde çocuğa dönün: “Beklediğin için teşekkür ederim. Ne söylemek istiyordun?”

Bu yöntemin amacı çocuğu uzun süre sessizce bekletmek değildir. Çocuğa “seni gördüm ama konuşmayı tamamlamam gerekiyor” mesajı vermektir.

Ebeveyn konuşurken çocuğun söz almak için eline dokunması yöntemi

Ama sonra gerçekten çocuğa dönün

Burada sistemin çalışması için önemli bir ayrıntı var. Çocuk bekledi. Siz konuşmaya devam ettiniz. Beş dakika. On dakika. On beş dakika. Sonra konu bitti ve siz başka işe geçtiniz. Çocuk “anne sana bir şey söyleyecektim” dedi. Siz “şimdi işim var” dediniz. Bir sonraki sefer çocuk neden beklesin?

Çocuk beklediğinde mümkün olduğunca sözünüzü tutun. “Beklediğin için teşekkür ederim. Şimdi seni dinliyorum.” CDC’nin davranışa yanıt rehberinde de istenen davranışın fark edilmesi ve ardından ilginin geri verilmesi vurgulanır. Söz tutmak da bir aile sorumluluğudur: çocuklarda sorumluluk kazanma.

“Bir dakika” gerçekten bir dakika mı?

Ebeveynlerin fark etmeden yaptığı şeylerden biri “bir dakika” demektir. Ama aslında 10 dakika telefon görüşmesi, 15 dakika mesajlaşma, 20 dakika yetişkin sohbeti devam ediyor. Küçük çocuk açısından “bir dakika” ifadesi güvenilirliğini kaybedebilir. Ne kadar süreceğini bilmiyorsanız “bu konuşmayı bitirince sana döneceğim” daha dürüst olabilir.

Çocuğun söyleyeceği şey gerçekten acilse?

Bu nedenle yalnızca “söz kesilmez” kuralı yeterli değildir. Çocuğa hangi durumlarda hemen araya girebileceğini de öğretin. Örneğin: birisi yaralandıysa, bir şey yanıyorsa, kendisi veya başka biri tehlikedeyse, çok acil tuvalet ihtiyacı varsa, küçük kardeş tehlikeli bir şey yapıyorsa.

Çocuk “ama bana göre oyuncağımı bulamamak da acil” diyebilir. Sorun değil. Acil kavramı da zamanla öğrenilir. Güvenlik veya sağlıkla ilgili bir durumda çocuğu beklemeye zorlamak uygun değildir.

Bir “acil kelime” belirleyebilirsiniz

Aile içinde basit bir sistem oluşturabilirsiniz. Normal durumda: “Anne, müsait olduğunda bir şey söyleyeceğim.” Acil durumda: “Anne, acil.” Ama çocuk “acil” kelimesini her oyuncak isteğinde kullanmaya başlarsa kızmak yerine tekrar açıklayın: “Acil, hemen ilgilenmemiz gereken güvenlik veya sağlık durumları için.” Bu ayrımı öğrenmesi zaman alabilir.

Telefon görüşmelerinde söz kesme neden artıyor?

Çünkü telefon görüşmesi çocuk açısından ilginç bir durumdur. Ebeveyn fiziksel olarak yanındadır. Ama dikkati başka yerdedir. Çocuk “anne!” der. Ebeveyn el işareti yapar. Çocuk daha yüksek sesle “ANNE!” der. Sonra ebeveyn “telefonla konuştuğumu görmüyor musun?” diye kızar. Aslında çocuk görüyor. Sorun zaten sizin dikkatinizin telefonda olması olabilir. Telefon ve ekran isteği ayrı bir konudur: çocuğum sürekli telefon istiyor.

Telefon görüşmesinden önce hazırlayın

Mümkünse görüşmeden önce: “Şimdi beş dakika telefonla konuşacağım. Bana bir şey söylemek istersen elime dokunabilirsin. Konuşma bitince seni dinleyeceğim.” Küçük çocuk için gerekiyorsa bu sırada yapabileceği bir aktivite de belirleyebilirsiniz. Ama her telefon görüşmesinde çocuğu ekranla oyalamak zorunda değilsiniz.

Çok uzun telefon görüşmesinde ne olur?

Çocuktan yaşına uygun olmayan kadar uzun süre sessiz kalmasını beklemeyin. Bir yetişkin “ben 40 dakika arkadaşımla konuşacağım, çocuk hiç bölmesin” diyorsa sorun yalnızca çocuğun bekleme becerisi olmayabilir. Beklentiyi de değerlendirmek gerekir.

Misafir geldiğinde çocuk neden daha çok söz kesiyor?

Bu da çok yaygındır. Misafir geliyor. Anne-baba sohbet ediyor. Çocuk “anne bak!”, “baba gel!”, “ben sana bir şey anlatacağım!” diyor. Bir anda normalden daha fazla ilgi istiyor. Çünkü evdeki sosyal düzen değişti. Ebeveynin dikkati başka yetişkinlere yöneldi.

Bu durumda çocuğu “misafir gelince özellikle şımarıyor” diye etiketlemek yerine önceden hazırlayabilirsiniz. Sosyal ortamda sıra almak da öğrenilir: çocuklarda arkadaşlık ve paylaşma.

Misafir gelmeden önce 30 saniyelik konuşma

Şöyle diyebilirsiniz: “Birazdan misafir gelecek. Biz bazen konuşacağız. Sen de bize bir şey anlatmak isteyebilirsin. Ben konuşuyorsam elime dokun. Uygun olduğunda sana döneceğim.” Çocuğa ayrıca oyuncak, boyama, kitap veya kendi oyunu gibi seçenekler sunabilirsiniz. Ama çocuğu bütün akşam görünmez olması gereken biri gibi de konumlandırmayın. O da ailenin parçasıdır.

Yemek masasında herkes birbirinin sözünü kesiyorsa?

Çocuk için en iyi konuşma eğitimi bazen aile sofrasıdır. HealthyChildren, aile toplantılarında herkesin sözü kesilmeden konuşabilmesini iletişim alışkanlığı olarak önerir. Basit bir kural: “Bir kişi konuşurken diğerleri dinliyor.” Sonra herkes sırayla gününden bir şey anlatabilir. Örneğin: “Bugün seni güldüren ne oldu?” Anne anlatır. Baba anlatır. Çocuk anlatır. Kardeş anlatır. Çocuk konuşurken siz de sözünü kesmemeye çalışın.

Sofranın aynı saatte kurulması da beklemeyi kolaylaştırır: çocuklarda günlük rutin.

Çocuğun sözünü biz kesiyor muyuz?

Bu soruyu ebeveyn olarak kendimize sormak zor olabilir. Çocuk “bugün okulda arkadaşım bana—” der. “Önce ellerini yıka.” “Sonra öğretmen—” “Çantanı kaldırdın mı?” “Ama anne anlatıyorum.” Sonra akşam çocuk bizim sözümüzü kesiyor. Çocuklardan beklediğimiz iletişim davranışını bizim de mümkün olduğunca göstermemiz gerekir.

Çocuk çok uzun anlatıyorsa?

Bazen sorun söz kesmek değil, konuşmanın hiç bitmemesidir. Çocuk “sonra şey oldu, sonra ben gittim, sonra o geldi, sonra...” diye uzun uzun anlatabilir. Ebeveynin gerçekten işi olabilir. Çocuğu dinlemek demek her anlatıyı sınırsız süre dinlemek zorunda olmak değildir.

Nazikçe: “Seni dinliyorum. Bana en önemli kısmını anlat, sonra yemeği hazırlamam gerekiyor.” Bu da iletişim becerisidir.

“Sus artık” demek yerine ne söyleyebiliriz?

“Sus.” “Yeter.” “Ne kadar çok konuşuyorsun.” “Bir dakika rahat bırak.” gibi cümleler davranışı durdurabilir ama çocuğun kendisi hakkında olumsuz bir mesaj da oluşturabilir. Bunun yerine davranışı tarif edin:

  • “Şu anda baban konuşuyor. Bitirdiğinde sıra sende.”
  • “Seni duydum. Biraz beklemeni istiyorum.”
  • “Bunu anlatmak için çok heyecanlısın. Ben cümlemi bitireyim, sonra seni dinleyeceğim.”

Ebeveyn yorgunluğu bazen öfkeye döner. O anda bağırma döngüsüne girmeden sınır koymak mümkündür: çocuklarda öfke nöbetleri.

Kullanabileceğiniz 10 hazır cümle

Çocuk sözünüzü kestiğinde uzun açıklama yapmak zorunda değilsiniz. Bu cümlelerden bir veya ikisini seçip sürekli aynı şekilde kullanmak daha anlaşılır olabilir.

  • “Seni duydum. Cümlemi bitireyim.”
  • “Şimdi konuşma sırası bende, sonra sende.”
  • “Bunu anlatmak istediğini görüyorum.”
  • “Elime dokun, seni fark ettiğimi anlayacaksın.”
  • “Bu acil bir şey mi, bekleyebilir mi?”
  • “Bir dakika demeyeceğim; bu konuşmayı bitirince sana döneceğim.”
  • “Beklediğin için teşekkür ederim. Şimdi seni dinliyorum.”
  • “Babanın cümlesi bitsin, sonra sen anlat.”
  • “Aklından çıkmasın diye istersen bana bir kelime söyle, sonra devamını anlatırsın.”
  • “Herkesin konuşma sırası var.”

Çocuk aklına gelen şeyi unutmaktan korkuyorsa?

Bu gerçek bir sorun olabilir. Özellikle daha büyük çocuk “ama sonra unutuyorum!” diyebilir. Bir yöntem geliştirin. Örneğin: bir kelimeyi aklında tutmak, küçük bir not almak, parmağıyla kendine işaret yapmak, uygun olduğunda ebeveyne kısa hatırlatma kelimesi söylemek.

Örneğin: “Anne, okul.” Siz: “Tamam, okul hakkında bir şey anlatacaksın. Cümlemi bitireyim.” Çocuk konusunun unutulmadığını hisseder.

Sıra beklemeyi oyunla öğretin

Konuşma sırasında öğretmeye çalışmak bazen zordur. Oyunda daha kolaydır.

Top oyunu

Top kimdeyse o konuşur. Konuşmasını bitirince topu diğerine verir.

Hikâyeyi tamamlama

Anne bir cümle söyler. Çocuk devam eder. Baba devam eder. Herkes yalnız kendi sırasında konuşur.

Kukla sohbeti

İki kukla alın. Bir kukla sürekli diğerinin sözünü kessin. Çocuğa sorun: “Sence diğer kukla nasıl hissediyor?” Sonra rolleri değiştirin.

Soru sırası

Herkes bir soru sorar. Cevabı dinler. Sonra diğer kişi soru sorar. Bu oyunlar çocuğa konuşmanın yalnızca konuşmak değil, dinlemek + beklemek + cevap vermek olduğunu gösterir.

Oyunda kaybedince sırayı bırakmakta zorlanan çocuk için ayrı bir rehber var: çocuğum kaybetmeye tahammül edemiyor.

Çocukla konuşma sırası ve dinleme becerisini geliştiren oyunlar

Beklediği anı yakalayın

Ebeveynler genellikle davranışı yalnız yanlış olduğunda fark eder. Çocuk sözünüzü kesti: “Kesme!” Bir daha kesti: “Kaç kere söyledim?” Ama çocuk 20 saniye beklediğinde hiçbir şey söylemedik. Tam tersini deneyin. Çocuk bekledi. Dönün: “Ben konuşurken bekledin. Şimdi seni dinliyorum.” Bu, hangi davranışın işe yaradığını çocuğa gösterir.

Her seferinde ödül vermeli miyiz?

Hayır. Sıra beklediği her seferde şeker, oyuncak veya çıkartma vermek gerekmez. CDC, uygun davranışı fark etmenin çoğu günlük durumda yeterli olabileceğini belirtir. Ebeveynin ilgisi ve açık geri bildirimi yeterlidir: “Beklediğini fark ettim.” “Teşekkür ederim.”

Söz kesince tamamen görmezden gelmeli miyiz?

Her durumda değil. Önce davranışın nedenini değerlendirin. Çocuk yaralandıysa, korktuysa, tuvaleti geldiyse, yardıma ihtiyacı varsa veya gerçekten önemli bir şey söylüyorsa onu görmezden gelmek uygun değildir. CDC de tehlikeli, sıkıntılı veya gerçek ihtiyacı olan davranışın yok sayılmamasını söyler.

Ancak güvenli ve yalnızca dikkat çekmeye yönelik küçük söz kesmelerde, aile önceden bir bekleme kuralı oluşturduysa, davranışa uzun ilgi vermemek bazı ailelerde işe yarayabilir. Önemli nokta şudur: çocuk uygun şekilde beklediğinde yeniden ilgi verin.

“Ben konuşurken susacaksın” yaklaşımı neden sorunlu?

Çocuğa konuşma sırası öğretmek ile çocuğun sesini bastırmak aynı şey değildir. Amaç “yetişkin konuşurken çocuk konuşamaz” değildir. Amaç “herkesin konuşma hakkı var ve mümkün olduğunca birbirimizi dinliyoruz” olmalıdır. Bu kural ebeveyn için de geçerlidir.

Bazı çocuklar zaten söz almak için fazla bekler. Onları daha da susturmak istenen sonuç değildir. Utangaç çocuğun sesini açmak ayrı bir beceridir: çocuğum çok utangaç.

Çocuk kardeşinin sözünü sürekli kesiyorsa?

Kardeş anlatıyor. Diğeri “hayır öyle olmadı!”, “ben söyleyeceğim!”, “önce ben!” diyor. Burada hakem gibi her cümleyi yönetmek yerine basit sistem kurun: “Şimdi Ece anlatıyor. Bitince sıra sende.” Çocuk beklemekte zorlanıyorsa: “Söylemek istediğini aklında tut. Sana sıra vereceğim.” deyin. Sonra gerçekten sıra verin.

Kardeş daha küçükse?

Büyük çocuktan sürekli “sen büyüksün, bekle” beklentisi oluşturmayın. Büyük çocuğun da konuşma hakkı vardır. Yaş farkı nedeniyle küçük çocuğa daha fazla yardım gerekebilir ama aile içindeki konuşma hakkı yalnız küçük çocuğa ait değildir.

Çocuk arkadaşlarının da sözünü kesiyorsa?

Evdeki beceri sosyal ortama taşınabilir. Çocuğa “arkadaşın konuşurken bitirmesini bekle” demek yeterli olmayabilir. Evde pratik yapın. Rol değiştirin. Siz çocuk olun. Çocuğunuz arkadaş olsun. Siz sürekli sözünü kesin. Sonra sorun: “Konuşurken ben sürekli araya girince nasıldı?” Çocuğun deneyim üzerinden anlaması daha kolay olabilir.

Okulda da sürekli söz kesiyorsa?

Öğretmen “cevabı biliyor ama sürekli arkadaşlarının önüne geçiyor”, “parmak kaldırmadan konuşuyor”, “diğer çocukların cümlesini tamamlıyor” diyebilir. Önce öğretmenle ayrıntıyı konuşun. Ne zaman oluyor? Her derste mi? Heyecanlandığında mı? Sadece bildiği sorularda mı? Arkadaş sohbetlerinde de oluyor mu?

Tek bir davranıştan yola çıkarak “çocuğumda kesin dikkat problemi var” sonucuna varmayın. Davranışın farklı ortamlarda nasıl göründüğünü anlamak daha yararlıdır.

Söz kesmek ADHD belirtisi mi?

Sürekli araya girme ve dürtüsel davranışlar bazı dikkat ve hiperaktivite tablolarında görülebilir. Ancak “çocuğum söz kesiyor = ADHD var” şeklinde bir denklem yoktur. HealthyChildren, erken belirtilerin bir örüntü halinde ve birden fazla ortamda değerlendirilmesi gerektiğini vurgular. Bir değerlendirme tek davranış üzerinden yapılmaz.

Çocuğun yaşı, davranışın ne kadar süredir devam ettiği, birden fazla ortamda görülüp görülmediği, okul ve arkadaşlıklarını etkileyip etkilemediği, diğer dikkat ve dürtüsellik özellikleri birlikte değerlendirilir. Endişeniz varsa uygun çocuk sağlığı veya gelişim profesyonuyla görüşebilirsiniz.

Ne zaman destek almak mantıklı?

Söz kesme tek başına çoğu zaman ciddi bir sorun anlamına gelmez. Ancak davranış yaşına göre belirgin biçimde yoğun görünüyorsa, evde ve okulda sürekli sorun yaratıyorsa, arkadaş ilişkilerini belirgin etkiliyorsa, çocuk konuşma sırasını öğrenmekte uzun süre ciddi güçlük yaşıyorsa, başka dikkat, dürtüsellik, dil veya sosyal iletişim güçlükleri de eşlik ediyorsa profesyonel görüş almak yararlı olabilir.

Ama amaç çocuğa etiket koymak değil: hangi beceride desteğe ihtiyaç duyduğunu anlamaktır.

Ebeveyn telefonla çok fazla meşgulse?

Bu bölüm biraz bize ait. Çocuk sürekli sözümüzü kesiyor olabilir. Ama gün içinde telefon, mesaj, iş ve sosyal medya nedeniyle çocukla kesintisiz konuştuğumuz zaman çok az olabilir. Bu durumda yalnızca “sözümü kesme” demek sorunun tamamını çözmeyebilir.

HealthyChildren, çocuğa düzenli ve bölünmemiş dinleme zamanı ayırmayı aile iletişiminin temel parçalarından sayar. Günde kısa bile olsa gerçekten çocuğa ait bir sohbet zamanı oluşturmak yardımcı olabilir. Telefon masada değil. Televizyon kapalı. Çocuk anlatıyor. Siz dinliyorsunuz. 10 dakika bile aile iletişimi açısından değerli olabilir.

“Özel konuşma zamanı” oluşturun

Her gün uzun olması gerekmez. Örneğin yatmadan önce: “Bugün bana anlatmak istediğin üç şey ne?” Çocuk gün içinde “anne sana bir şey söyleyeceğim” dediğinde gerçekten uygun değilseniz: “Bunu akşam bizim konuşma zamanımızda da anlatabilirsin.” Ama sonra hatırlayın.

Ebeveyn olarak biz de hata yapabiliriz

Çocuk konuşuyor. Biz sözünü kestik. Sonra fark ettik. Basitçe: “Sözünü kestim, özür dilerim. Devam et.” Bu otoritenizi azaltmaz. Tam tersine öğretmek istediğiniz davranışı modellemiş olursunuz.

Evde 3 basit konuşma kuralı

Kuralları çok artırmayın. Örneğin:

  1. Bir kişi konuşurken mümkün olduğunca bitirmesini bekliyoruz.
  2. Acil durumda hemen söylüyoruz.
  3. Bekleyen kişiye mutlaka geri dönüyoruz.

Bu üç kural çoğu aile için başlangıç olabilir.

Aile içinde çocuklara sıra beklemeyi öğreten üç basit konuşma kuralı

7 günlük mini sıra bekleme planı

Bir haftada davranışın tamamen bitmesini beklemeyin. Bu yalnızca yeni aile alışkanlığının başlangıcıdır.

  1. 1. gün. Çocuğa yeni sistemi anlatın. “Ben konuşurken bir şey söylemek istersen elime dokun.”
  2. 2. gün. Evde rol yapın. Çocuk sizi bölmeye çalışsın. Sonra yer değiştirin.
  3. 3. gün. Yemek masasında herkes sırayla gününden bir şey anlatsın.
  4. 4. gün. Çocuğun beklediği bir anı özellikle fark edin: “Bekledin, teşekkür ederim.”
  5. 5. gün. Acil durum ile bekleyebilecek durum arasındaki farkı oyunla konuşun.
  6. 6. gün. Anne ve baba kendi iletişimini gözlemlesin. Biz birbirimizin sözünü ne kadar kesiyoruz?
  7. 7. gün. Çocuğa sorun: “Sence konuşurken birbirimizi daha iyi dinlemek için ne yapabiliriz?”
Çocuğa söz kesmeden konuşmayı öğretmek için yedi günlük uygulama planı

Ebeveynlerin sık yaptığı 10 hata

  1. Çocuğa “saygısız” etiketi koymak. Davranışı tanımlayın, çocuğu değil.
  2. Yalnızca “sözümü kesme” demek. Ne yapacağını da öğretin.
  3. “Bir dakika” deyip 20 dakika dönmemek. Beklemenin güvenilirliğini azaltabilir.
  4. Çocuk beklediğinde bunu hiç fark etmemek. İstenen davranışı görünür hale getirin.
  5. Her söz kesmeyi tamamen görmezden gelmek. Önce ihtiyacın veya acil durumun olup olmadığını değerlendirin.
  6. Çocuğun sözünü sürekli kendimiz kesmek. Model olduğumuzu unutmayın.
  7. Misafir geldiğinde çocuğun saatlerce sessiz kalmasını beklemek. Yaşa uygun beklenti oluşturun.
  8. Her araya girmeyi dikkat problemi olarak yorumlamak. Tek davranış tanı değildir.
  9. Kardeşlerden yalnız büyüğünün beklemesini istemek. Herkesin konuşma hakkı var.
  10. Söz kesmeyi güç savaşına çevirmek. Amaç çocuğu susturmak değil, konuşma sırasını öğretmektir.

Sonuç: amaç sessiz çocuk değil, dinlemeyi ve konuşmayı bilen çocuk

Bazen çocukların çok konuşmasından yoruluyoruz. “Anne.” “Anne.” “Anne bir şey diyeceğim.” Ve içimizden “iki dakika sessizlik” demek geliyor. Bu çok insani. Ama söz kesme konusundaki hedefimizi doğru koymak önemli.

Amaç çocuğun yetişkinlerin yanında sessiz durması, fikrini söylemekten çekinmesi, “rahatsız etmeyeyim” diye ihtiyacını saklaması değildir. İstediğimiz şey daha farklı. Çocuk “benim söyleyeceklerim önemli” bilsin. Ama aynı zamanda “karşımdaki kişinin söyleyecekleri de önemli” diyebilsin.

Bazen konuşsun. Bazen dinlesin. Bazen beklesin. Gerçekten acil olduğunda araya girebilsin. Başka biri konuşurken kendi heyecanını birkaç saniye tutabilsin. Ve konuşma sırası kendisine geldiğinde “şimdi seni dinliyorum” diyen bir yetişkin bulsun.

Çünkü sıra beklemeyi öğretmenin en güçlü yollarından biri çocuğun kendisinin de gerçekten dinlendiğini hissetmesidir. Bugün yine sözünüzü kesebilir. Yarın yine “anne, anne, anne!” diyebilir. Siz yine hatırlatabilirsiniz: “Seni duydum. Cümlemi bitireyim, sonra sıra sende.” Bu cümleyi belki onlarca kez söyleyeceksiniz. Çünkü sosyal beceriler çoğu zaman bir kez anlatılarak değil, günlük hayatın içinde tekrar tekrar yaşanarak öğrenilir.

Sık sorulan sorular

Çocuğum neden sürekli sözümü kesiyor?

Heyecan, dikkat ihtiyacı, beklemekte zorlanma, dürtüsellik veya konuşma sırasını henüz tam öğrenmemiş olması etkili olabilir. Tek bir neden yoktur.

Çocuk kaç yaşında söz kesmemeyi öğrenir?

Kesin bir yaş sınırı yoktur. Konuşma sırası ve bekleme becerisi zaman içinde gelişir. Küçük çocuklarda yetişkin desteği ve tekrar gerekebilir.

Çocuğa söz kesmemeyi nasıl öğretebilirim?

Basit bir aile kuralı oluşturun, beklerken kullanabileceği bir işaret öğretin, rol oyunlarıyla pratik yapın ve uygun biçimde beklediğinde bunu fark edin.

Çocuk konuşurken elime dokunursa ne yapmalıyım?

Önceden bu sistemi belirlediyseniz dokunuşu fark ettiğinizi gösterebilir, konuşmanızın uygun yerinde çocuğa dönerek onu dinleyebilirsiniz.

Çocuk gerçekten acil bir şey söyleyecekse?

Çocuğa sağlık veya güvenlikle ilgili acil durumlarda konuşmayı hemen kesebileceğini öğretin. “Acil” ile “bekleyebilir” arasındaki fark zamanla öğrenilir.

Misafir geldiğinde sürekli araya giriyor, ne yapmalıyım?

Misafir gelmeden önce konuşma sırası kuralını hatırlatın ve çocuğa sizin dikkatinizi nasıl isteyebileceğini gösterin. Çocuktan yaşına uygun olmayan kadar uzun süre sessiz kalmasını beklemeyin.

Telefonla konuşurken sürekli “anne” diyor, ne yapmalıyım?

Görüşmeden önce ne kadar süreceğini yaşına uygun biçimde açıklamak ve sizinle iletişim kurabileceği bir işaret belirlemek yardımcı olabilir.

Çocuğum okulda da sürekli söz kesiyor. Sorun mu?

Tek başına söz kesmek bir tanı anlamına gelmez. Davranışın sıklığı, farklı ortamlarda görülmesi ve çocuğun okul veya arkadaşlık yaşamını etkileyip etkilemediği önemlidir. Endişeniz varsa öğretmen ve uygun sağlık veya gelişim profesyonuyla görüşebilirsiniz.

Söz kesmek ADHD belirtisi midir?

Dürtüsel biçimde araya girme ADHD’de görülebilecek davranışlardan biri olabilir ancak tek başına tanı koydurmaz. Değerlendirme çok daha geniş bir davranış ve gelişim örüntüsüne dayanır.

Çocuk sözümü kestiğinde bağırmalı mıyım?

Bağırmak çocuğa konuşma sırasını öğretmez. Kısa, net ve mümkün olduğunca tutarlı bir hatırlatma daha öğreticidir.

Kaynaklar

Kaynaklar ve daha fazla bilgi:

Bu içerik genel ebeveynlik ve çocuk gelişimi bilgisi sunar. Çocuğunuzun davranışları okul, aile veya sosyal yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa uygun çocuk sağlığı veya gelişim profesyonundan kişisel değerlendirme alın. Tek bir davranış üzerinden tanı konulamaz.

Yorumlar

Deneyiminizi veya düzeltme notunuzu yazabilirsiniz. Yorumlar editör onayından sonra görünür; tıbbi teşhis veya reklam yayımlanmaz. E-posta sitede gösterilmez.

Henüz yayımlanmış yorum yok. İlk notu siz bırakabilirsiniz.